h1

Vahşi Batıda Bir İngiliz

Ağustos 29, 2006

vahşi batı

Bir İngiliz, gezmek için Afrika’ya gitmişti. Amacı, uygarlıktan payını hemen hiç almamış bölgeleri adım adım dolaşmak ve burada uygarlığın olanaklarından yoksun halkın yaşam biçimini gözlemekti. Rehberleri onu, kıtanın en “vahşi” bölgesine götürdüler ve orada kamp kurdular. İngiliz yanına iki rehberini aldı ve onlarla birlikte yürüyerek, çevredeki  köylerden birine gitti. Göl kamışlardan yapılmış kulübelerin oluşturduğu bu köyde gözü birden, çıplak bir yerliye takıldı. Adam, bir kütüğün başına oturmuş, elindeki tokmakla kütüğe gelişigüzel vurarak tamtam çalıyor, anlamsız sesler çıkarıyordu. İngiliz adamın yanına yürüdü ve onu bir süre dikkatle inceledikten sonra sordu:

“Bu tamtamı neden çalıyorsun?” dedi.

Yerli, bir yandan tokmağını kütüğe vurmayı sürdürürken, bir yandan da İngiliz’e yanıt verdi: “Bu yaz kurak geçti, köyümüz susuz kaldı” dedi. “Tamtamı çalmamın nedeni, bu kuraklık nedeniyle…”

İngiliz elini kaldırarak yerliye susmasını işaret etti. “Devam etmene gerek yok, anladım ne diyeceğini” dedi ve piposundan birkaç nefes çektikten sonra sürdürdü sözünü: “Yani mevsim kurak geçti, nehirler kurudu, köyünüz susuz kaldı… Sen de şimdi tamtam çalıp, ruhları yardıma çağırıyorsun ve aklın sıra dua edip, ruhların yardımını sağlayarak yağmur yağdıracaksın… Öyle değil mi?” Yerli, tamtam çalmayı bıraktı ve şaşkınlıkla İngiliz’in yüzüne baktı:

“Demek bu çağda hâlâ ruhların yardımıyla yağmur yağdırılabileceğine inanıyorsunuz” dedi hafifçe gülerek ve sonra da  tamtam çalmasının nedenini açıkladı:

“Komşu köyden su tesisatçısı çağırıyorum.”

Yorum Yapın