Archive for 02 Dec 2006

h1

Love Will Keep Us Alive

Aralık 2, 2006

love will keep us alive

I was standing
All alone against the world outside
You were searching
For a place to hide

Lost and lonely
Now you’ve given me the will to survive
When we’re hungry…love will keep us alive

Don’t you worry
Sometimes you’ve just gotta let it ride
The world is changing
Right before your eyes
Now I’ve found you
There’s no more emptiness inside
When we’re hungry…love will keep us alive

I would die for you
Climb the highest mountain
Baby, there’s nothing I wouldn’t do

Now I’ve found you
There’s no more emptiness inside
When we’re hungry…love will keep us alive

I would die for you
Climb the highest mountain
Baby, there’s nothing I wouldn’t do

I was standing
All alone against the world outside
You were searching
For a place to hide
Lost and lonely
Now you’ve given me the will to survive
When we’re hungry…love will keep us alive
When we’re hungry…love will keep us alive
When we’re hungry…love will keep us alive

Eagles

h1

Hangisiyim Ben?

Aralık 2, 2006

hangisiyim ben

Şu insanlardan hangisi ben’im?
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle, ağzıma, sözüme kulak asma.
Hem sen beni elden çıktı bil.
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim.

Hem ben tıpatıp sana benzerim.
Ağlarsan ağlarım, gülersen gülerim.
Asıl sen vardın ortada, ben senin elinde bir ayna.
Sen yeşillikte bir ağaç, ben senin gölgen.

Ben senin gôlgen olduktan sonra
Hemen gider kendime bir dost ararım
Kurmak için yanında çadırımı, ararım bir taze gül fidanı.

Sonra sâkinin kapısına varır, vurur testimi kırarım.
Sonra oturur bardak bardak içerim ciğerimden akan kanı.

Mevlana Celaleddin Rumi

h1

Esrarengiz Yazı

Aralık 2, 2006

Jean François Champollion

1799 yılında Napoleon Bonaparte, bir alay askerine siper kazmasını emretmiş. Kazı sırasında askerler ilginç bir taş bulunca, arkeologlar devreye girmiş ve taşın yüzyıllar öncesine ait olduğunu açıklamışlar.

Geçmişe ait yassı taş üzerinde çalışan arkeoloji uzmanları, taşın üzerindeki sembolleri çözemezler. Eski medeniyet kalıntılarına yıllarını vermiş bilim adamları, çaresiz kalırlar. Hem Yunan hem Mısır diline hakim oldukları ve hiyeroglifin gidişini bildikleri halde…

Mesleğinde uzman olan kişiler, her bir resmin bir kelime ifade ettiği konusunda aynı fikirdedirler. Peki her bir resmin karşılığına Yunanca bir kelime koydukları halde, neden sonuca varamadılar? Çünkü  yanlış giden, çözemedikleri birşey vardı. Pek çok araştırmacı aylarca süren alınterinin karşılığını alamadı, cesaretleri kırıldı. Ve onca çalışma maalesef yarım kaldı; yazı esrarını korumaya devam etti… Her şeye rağmen ümidini kesmeyen tek bir kişi vardı. Franszıların tanınmış bilgini Jean François Champollion… Kafası bu problemle oldukça meşgul olan genç adam, sanki beynini şifre çözmeye programlamıştı. Zihnini zorlayarak düşünüyordu: “Acaba her bir şekil, bir harf demek midir?” diye Ama fikirlerini doğrulayacak en ufacık bir ipucu bulamadı.

Champollion, Fil Adası’nda araştırma yaparken, dikili bir taş buldu. Bir kelimenin sıkça tekrarlandığını tespit etti. Bildiği harfleri yerine koyunca, “Buldum! Kleopatra!” diyerek sevinçle haykırıyordu.

Bilgin anladı ki; Mısırlılar yalnızca özel isimlerin her bir harfi için bir işaret kullanıyor. Ancak kelime yazarken o kelimeyi bir resimle belirtiyor… Champollion, bu bilgiye ulaşmak için kaç yılını harcadı dersiniz? Tam yirmi üç yıl… Hiyeroglifin ilk cümlesinin ardından bu konuda bir gramer kitabı yazdı. Ardından da muhteşem bir sözlük hazırladı.

Günümüz insanı, Mısır bilimleri (matematik, geometri, mimari, astronomi ve tıp) konusunda edindiği bilgilerin çoğunu onun yılmayan çalışmalarına ve tecrübelerine borçlu.

h1

Tecrübeler

Aralık 2, 2006

never

* Hedefimiz büyük, ama basamakları küçük tutmalıyız. Yoksa ayağımız kırılır.

* Esnek olmayan kırılır.

* Mükemmelliyetçilik, bir eksikliktir.

* İnsanlar önerilen formüllerden değil, yaşanılan gerçeklerden etkilenir.

* Duygusal olmak ile duygusal zeka sahibi olmak farklı şeylerdir.

* İçinden birşey gelmeyene dışardan birşey yaptıramazsın.

* Çok önemli sözler bile, ezbere ve sık kullanıllınca kıymetsiz olur. Sözü yerinde kullanmalı, eskitememeli.

* İstemeyene anlatma.

* Tenkitlere açık olmalıyız. Ama her tenkide göre kendimizi ayarlamaya çalışırsak kendimiz olamayız.

* Gerilim anlarında dikkatli olmalıyız. Belki bizim okumuz yayda durabilir ama çevremizdeki gerilmiş yaylardaki oklar durmayabilir.

* Genellemeler tehlikelidir. “Asla”, “Kesinlikle”,  “Hep” kelimelerine dikkat.

* Üzerimize farz olan işleri yapabilmemiz için üzerimize farz olmayan işleri terketmemiz gerekiyor.

* Anlamaya çalış ama zorla anlamaya çalışma.

* Farklı düşünmek yetmez. Düşündüğünü yapacak cesaret gerek - İskender’in Gordiyon düğümünü kesmesi gibi.

* Sloganlar hoş sözlerdir ama genellikle boş sözlerdir.

* Unutmaktan üzülmemeli. Unutmayı kendime yakıştıramıyorsam, hafızayı sahiplenemiyorum demektir.

* Yüzey genişledikçe derinlik, meşguliyet arttıkça verimlilik azalır.

h1

Güzel Olan

Aralık 2, 2006

güzel olan

Güzel olan şey, bir de kısa ise, iki kere güzeldir.

Baltasar Gracian

h1

Kadınlar

Aralık 2, 2006

kadınlar

Kadınlar, fethedilebilecek en güzel ülkelerdir ve bir ülkeyi de ancak kadınlar özgürleştirebilirler. İç içe geçmiş anlam dünyalarıdır kadınlar ve ülkeler. Bir erkek için, kadın ve ülke birbirinden ayrılmaz dünyalardır.
 
***

Erkekler, kadınların ülkesinde yaşarlar. Kadınlar, bizatihi erkeklerin yaşadıkları bir ülkedir.

***

Kadınından uzak kalmış, aşkını ötelerde kaybetmiş bir erkeğin hayatı, işgal edilmiş topraklarda yaşamaktır nihayetinde. Kadınını yitirmiş bir erkek, işgal altındaki coğrafyalarda suskun ve öfkeli bir hayata düşmüştür. Başını kaldırıp bakmaya cesaret edemeyecek kadar kendi içine dönmüş, kendi boşluğunda, ıssızlığında kaybolacak kadar yalnızdır.

***

Kadınlar, ülkeler ve işgal… Özgürlük bir kadının aşkıdır. Bir ülkeye aşık kadınların önünde hiçbir ordu duramaz.

Tarık Tufan

h1

Geri Tepen Kurşun

Aralık 2, 2006

geri tepen kurşun

Süleyman Nazif, hemşerisi Ziya Gökalp’i inatçı ve kalın kafalı bulur, hiç sevmezdi. Bir gün Ziya Gökalp’in intihara teşebbüsünü anlatırken şunları söyler:

- Üstad bir gün hayattan bıkmış ve bu hayata son vermek için kafasına kurşun sıkmıştı. Ne yazık ki tabancadan çıkan kurşun, kalın kafasını delemeyip geri tepti.

h1

Topçuymuş

Aralık 2, 2006

topçuymuş

Eski Mili eğitim Bakanlarından  Hasan Ali Yücel anlatıyor.: Kütüphanede bir genç kitap okurken burnunu karıştırır. İbnülemin genci çağırır ve askerlikle hangi sınıfta olduğunu sorar. Genç:

- Topçuydum, deyince, üstad;
- Belli oluyor, yarım saattir top yuvarlayıp fırlatıyorsun, haydi çık git diyerek kovar.

h1

İyi ki İnsan Olarak Doğmamışız

Aralık 2, 2006

insan