
Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda
Aralık 4, 2006
Fenerbahçe - Galatasaray beraberliği çok eski yıllara dayanır. 1911′de Galatasaray, ilk Avrupa turnesine çıkarken, Fenerbahçe’den Galip ve Bekir ile takviye lüzumunu hissediyordu. 1921′de ki 2. Avrupa gezisinde ise, Fenerbahçe’den şu oyuncuları alıyordu: Nedim Kaleci, Cafer Çağatay, Galip Kulaksızoğlu, Zeki Rıza Sporel, Bekir Refet.
Bu dostluk ve beraberlik, 1934 yılına kadar devam etti. İki kulüp, getirdikleri yabancı takımlarla birer defa karşılaştıktan sonra, 3. maça Fenerbahçe - Galatasaray karması halinde çıkarlardı. Giydikleri forma ise ortası sarı, bir yanı lacivert diğer yanı kırmızıydı..
Karma takım maçları, bir taraftan Fenerbahçe - Galatasaray dostluğunu pekiştirirken diğer taraftan da Türk futbolunun gelişmesini sağlıyordu. Karma takımlarda daha çok Fenerbahçe - Galatasaray eşleşirdi. Nedense Beşiktaş bir kenara itilir, gelenek haline gelen bu birleşme sürdürülürdü. Bu maçlara seyirci büyük ilgi gösterirdi. 7-8 bin kişiden elde edilen gelirle hem misafir takımın he masrafları karşılanır, hem de taraftar memnun edilirdi.
Bu birleşme yakınlık, maalesef 1934 Şubat’ında oynanan ve üzücü olaylar yüzünden yarıda kalan kavgalı maç ile son buldu.
Kavgalı Maç
23 Şubat 1934… Günlerden Cuma… Taksim stadında yapılan ve “kavgalı maç” olarak spor tarihine geçen Fenerbahçe – Galatasaray karşılaşmasında beklenmeyen olaylar patlak verdi. Maç yağışlı bir havada ve çamurlu sahada oynandı.
Takımların normalin çok üstünde olan kazanma çabaları oyunun daha başında çok sert gidişine sebep oldu. İlk dakikalarda baş gösteren sert hareketleri önleyebilmek hakem için çok güç hale geldi. Karşılıklı fauller oyunu sık sık duraklatırken hakemin ihtarları de etkisiz olmaya başladı. Ve bundan sonra da olan oldu.. Sahadaki itiş kakış, tribünlere sıçramada gecikmedi. Yer yer olaylar baş gösterdi. Sahanın hali ise bambaşkaydı. Oyuncular birbirine girdi, saha bir anda harp meydanına döndü. Bu durumda hakemin yapacağı tek şey maçı tatil etmekti. O da onu yaptı. İki dost kulübün kurulduklarından bu yana sürdürdükleri centilmenlik havası burada noktalanıyordu. Halbuki bu iki takım, bundan önce yaptıkları maçlarda ne kadar dostane çizgiler çizerler, kardeşlik görüntüleri sergilerlerdi. Rekabet yine vardı, mücadele yine vardı ama dövüşme yoktu. Nasıl olabilirdi ki, Fenerbahçe Taksim Stadı’ndaki maçlarda Galatasaray Kulübü’nde soyunur; Galatasaray Kadıköy’e geldiği zaman Fenerbahçe tarafından misafir edilirdi.
Kulüplerin beraberliği bu maçla noktalanırken spor toplumunun merakı, futbol heyetinin vereceği karardaydı. Ve Mıntıka Futbol Heyeti, maçtan sonra hemen toplanacak ve kararını verecekti. Ne var ki, verilen kararla yaşın yanında kuru da yanacak ve masum futbolcularda cezaya çarptırılacaktı.
Ve Karar
Ertesi gün gazetelerde şu duyuru yayımlandı:
“Cuma günü Taksim Stadı’nda yapılan Galatasaray – Fenerbahçe maçındaki dövüşme hadisesine vaziyet eden Mıntıka Futbol Heyeti, gece geç vakte kadar meseleyi tetkik etmiş ve 17 futbolcunun cezalandırılmasına karar vermiştir.
Olayda en ziyade kabahatli görünen Fenerbahçe kalecisi Hüsamettin’e müebbet boykot, Fenerbahçe’den Fikret, Galatasaray’dan Tevfik Beylere 6 şar ay boykot, hadiseye iştirak ettikleri heyetçe tespit olunan Fenerli Yaşar, Cevat, Esat, Reşat, Süleyman, Muzaffer, ve Lehip Beylerle, Galatasaray’dan Avni, Nihat, Kadri, Lütfü, Necdet, ve Fazıl Beylere ikişer ay boykot cezası verilmiştir.”
Sonuç olarak Fenerbahçe’den 9, Galatasaray’dan 8 oyuncu cezalandırılmıştır. Ve bu maç güzel iki dostun arasını açmıştır. Bu olay yüzünden avantajlı duruma geçen Beşiktaş şampiyon olmuştur.
Dünden Bugüne Sarı Kanaryalıların Öyküsü: Şanlı Fenerbahçe
iyiki bu cinconlar varda en kötü oldugumuz zamanlarda moralimizin bozuk oldugu günlerde onları yenip deşarz oluyoruz
allah razı olsun cinconlardan onlarda olmasa nasıl yüzümüz gülerdiki :))
siz herhalde kasabanın sh(e)lif’i olmalısınız
fakat bizim burdaki amacımız iki takımımız arasındaki kardeşliği vurgulamak ve bugünlerde bu iki takımın ayrı düşmesine neden olan olaydan bahsetmekti..yoksa herkes gerçeği biliyor.. bordoooo… maviiiii… bordoooo..maviiii şampiyooonnnn BARCELONA
lütfen burayı stada çevirmeyelim
:)
pardon hangi kasabadan bahsediyosunuz anlamadım tamam oturdugum yer küçük bir yer ama kasaba değil
Çok güzel bi yazı. Dün akşam ki maçı seyretmedim fakat sabah haber özetlerinde seyircinin taşkınlığını gördüm. Gerçekten çok üzücü hele yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra iyice üzüldüm. Maalesef para ve rant kavgası, medyanın üç beş bin adet nasıl daha fazla satarım güdüsüyle hafta boyunca haberlerini seyirciye gaza getirecek şekilde yayımlaması ve tabii önceden birikmiş iç hesaplaşmalar, nereden nereye gelinmiş. Son günlerde televizyonlarda çıkan reklamda dediği gibi: Biz ne zaman ayrı düştük? Cevap: kardeş olduğumuzu unuttuğumuz zaman
Lütfen artık sadece maç seyretmeye gidelim yenildiğimiz zaman üzülelim ama başka canlara zarar vermeden. Bu güzel yazı için teşekkür ederim satırarası.
oturduğunuz yerin towers olduğuna dair söylentiler var
Banu hanım tespitiniz çok doğru ve güzel..ben yazıyı okuduğumda ilk dikkatimi çeken konu..gazetenin ceza haberlerini verirken kullandığı üslup oldu..”Tevfik beylere, Lehip beylere..” bence o zamandan bu zamana bizim en çok üslubumuz erozyona uğramış..zaten özellikle hafta sonları yayınlanan spor programlarında bu çok daha fazla belli oluyor..insanlar maçların gollerini ve yorumlarını seyredeceklerine saatlerce fikir çatışmalarını seyrediyorlar..rahatlayacaklarına daha çok doluyorlar..1 hafta sonraki maçada bu düşünce ve duygularla gidiyorlar maalesef..futbol artık bizi birleştirmiyor ayırıyor..ve bir gün tekrar bu yollarda beraber yürümek gün geçtikçe hayal oluyor..
bence maç zekayı köreltir
eğer can arkadaşlarınız galatasaray ve beşiktaş fanatiğiyse susmaları mümkün olmuyor
onlar konuşunca sizde konuşuyorsunuz. bazen bakıyorum da maçlara , maç sporun mu içinde yoksa arbede kulvarının mı içinde?
doğuştan fenerliyim yensen yenilsen kalbim hep sende
sennin anani sikim fener ve ahmet yasinoglu
fb liyim 3 yildizi severim bana 10000000 euro ya besiktasi tut diye teklif gelirse ben bu para almam sari lacivert dünyamin rengi
abiiiii en büyük fnr
yaw abi harika bir takım bu gurur duyuyorum…
fbli olduğum için :)
en büyük fb başka büyük yok