Archive for 25 Apr 2007

h1

Küçük Öyküler

Nisan 25, 2007

küçük öyküler

I. Denemediğini dene!
Ahmet, salı günü okuldan çıkarken arkadaşı Osman onu bilardo oynamaya çağırdı. Aynı bölümde okuduğu ikiz kardeşi ise eve gidip ertesi haftaki sınava hazırlanmayı teklif etti. Sınıftan birkaç kız sinemaya gideceklerdi. Ahmet’i de çağırdılar. Orhan isimli başka bir arkadaşı da onu İtalyan Kültür’deki bir konuşmaya çağırdı. Ahmet farklı bir şey olduğu için gitmeye karar verdi. Kokteyl sırasında bir işadamıyla tanıştılar. İşadamı, Ahmet’in okuduğu bölümü öğrenince ‘bizim senin gibi bir asistana ihtiyacımız var; gel bir görüşelim’ dedi. Ahmet bir hafta sonra o şirkette yarı zamanlı çalışmaya başladı.

II. Geri dönüşü olmayanı deneme!
Piraye, televizyondan Bungee Jumping yapanları izleyip kendisi de bu heyecanı yaşamak istiyordu. Ailesiyle yaptığı bir gezi sırasında Bungee Jumping yaptıran bir acenteye rastladı. Ertesi sabah atlayışlar bir köprüden yapılacaktı. Piraye ailesine haber vermeden atlayışı satın aldı. Sabah erken saatte bir minibüs Piraye’yi ve diğer atlayacakları köprüye götürdü. Birer birer atlayışları yaptılar. Çığlıklar, adrenalin hepsi bir aradaydı. Derken sıra Piraye’ye geldi. Atlama giysilerini Piraye’ye giydirdiler. Kalbi küt küt atıyordu. Köprüden aşağıya bakınca korkusu iyice arttı. Kalbi artık patlayacak gibi atıyordu. Piraye sonunda vazgeçti. Görevliler, üstündeki ipleri çıkardılar. Piraye’den bir sonraki kişi elbiseyi giydi ve atladı. Tüm güvenlik önlemlerine karşın ip koptu ve atlayan kişi nehre düştü. Ne yazık ki, düşen genç yaşamını kaybetmişti.

III. Bağla!
Ali, İstanbul’da yeni bir eve taşınmıştı. Tek başına geniş bir ev tutmak istemediği için tek göz (stüdyo) bir ev tutmuştu. Yattığı yer, salon ve mutfak hepsi aynı yerdeydi. Tek başınayken sorun yoktu; ama eve arkadaşlarını davet ettiği zaman en azından yatak olan kısmı saklayabilmek istiyordu. Bir perde filan iş görürdü ama çok çirkin olacaktı. Bir paravan koymak iyice tuhaf olacaktı. Sonunda aklına ilginç bir fikir geldi. Pencere panjurlarının yere kadar inen versiyonları vardı. Üstelik kolayca indirilip kaldırılabiliyordu. Tavandan aşağıya yatak genişliğinde bir panjur bağlattı. Panjur kapandığında arkada ne olduğu kesinlikle görülmüyordu. Ön tarafına bir iki tane de saksı çiçeği koyunca gelenler bu sıra dışı dekorasyona hayran kaldılar. Tek başına olduğu zaman panjuru hep açık tutuyordu; ne zaman misafir geliyor; o zaman panjuru indiriyordu.

IV. Genelleme yapma
Aynur, su sebilinden su almak için yaklaştı. Soğuk su içmek istiyordu ve mavi musluğu açıp elindeki köpük bardağa su doldurmaya başladı. Tam o sırada yanındaki hanım “Pardon ama sıcak su alıyorsunuz.” dedi. Aynur, kadını duydu; ama söylediğine anlam veremedi. Bu arada kadın kırmızı musluktan kendine sıcak su alıyordu ve onun suyunun buharı Aynur’un elini yakıyordu. Aynur suyunu doldurup içtiğinde birden ağzı yandı. Çünkü bardağı sıcak su dolmuştu. Her zaman soğuk su akan mavi musluktan sıcak su akmıştı. Yanındaki hanım onu uyardığı, eli sıcak suyun buharından yandığı halde genelleme yapması onun sıcak olduğunu anlamasına izin vermemişti.

Melih Arat

h1

Seni Düşündüm

Nisan 25, 2007

seni düşündüm

Yalvardım
Seni düşündüm
Seni düşündüm
Yalvardım…

h1

Sessizlik

Nisan 25, 2007

sessizlik

Sessizlik sadece ifade edilmiş söz değildir, o ifade edilemeyeni de kuşatır.

Rene Guenon

h1

Comfy Song

Nisan 25, 2007

song

h1

Yarısı

Nisan 25, 2007

yarısı

Osman Yüksel Serdengeçti, milletvekili olduğu yıllarda meclis kürsüsüne çıkar. Bazı milletvekilleri ona sataşarak lafını ikide bir bölerler. Sabrı iyice taşan Serdengeçti dayanamayarak:

“Bu meclistekilerin yarısı eşektir!” diyerek kızgınlığını belirtir.

Meclis aniden karışır. Milletvekilleri ayağa kalkarak tepkilerini gösterirler ve herkes ondan lafını geri almasını ister. Serdengeçti, tekrar kürsüye gelerek söz alır:

“Bu meclistekilerin yarısı eşek değildir!” der.

Meclis rahatlamış, karmaşa bir anda bitivermiştir…

h1

Çölün Şarkıları

Nisan 25, 2007

çölün şarkıları

Bir çift kalp söyledi şarkıları ilkin çölde
Ve uzadıkça uzadı geceler
Hâlâ bitmedi

Bana adanmış bir örtüdür gökyüzü
Düşen gölgelerse aşkın fenaya yansıması

Tut ki
Tutamadın şarkıların kanadından
Kırıldı aşka düşerken billur kalbin
Ve öylece kalakaldın
Aşk içre
Aşk içre
Aşk içre
Hazırlıksız ve biteviye
Üç elif miktarı

Tut ki verdim ellerine kalbini
Yetim kalmaz mı çölün şarkıları
Hangi gölge barındırır seni yeryüzünde
Aşk denli koruyucu tutkun ve yakıcı

Tut ki
Hiç yazılmadı bu şiir ve okumadın
Nasıl tanırsın o vahâyı ay ışığında

İstanbul Bir Nokta Dergisi

h1

Şimdi Çevre Zamanı

Nisan 25, 2007

şimdi çevre zamanı

h1

Bakla

Nisan 25, 2007

bakla