
Somewhere
Mayıs 9, 2007
So if you have a minute why don’t we go?
Talk about it somewhere only we know?
This could be the end of everything
So why don’t we go
Somewhere only we know?
Somewhere only we know?


So if you have a minute why don’t we go?
Talk about it somewhere only we know?
This could be the end of everything
So why don’t we go
Somewhere only we know?
Somewhere only we know?


İncecikti..sanki buzdan yapılmış gibi..soğukluğu değil şeffaflığıydı benzeyen..
Biraz özenli olmak gerekiyordu sadece, çatlatmamak için kırmamak için..
Üzerinde “kırılır” ibaresi de taşımadığından her şey anlayışa kalıyordu maalesef..
Doğru dinlemeye, doğru anlamaya, eksiksiz bir “ürün” bilgisine sahip olmaya..
Mevcut bilgiyi sürekli güncellemeye, değişikliklere açık olmaya, esnekliğe, beraber çalışma Ve ortak karar alabilme becerisine..
Hassas dengeler üzerindeydi herşey anlayacağınız..
Kırmak iş değildi…kırmamaktı marifet…
İncecikti..sanki buzdan yapılmıştı..
Kalbim…incecikti..
Kırmamaktaydı marifet..
Zeynep Altuntaş


İmrenirim arıya,
Petek petek balı var;
Konduğu çiçeklerin
Pembesi var, alı var.
Cahit Sıtkı Tarancı


Zamanın ters, yarenliğin faydasız; her reisin bezgin ve her başın hasta olduğunu görünce; evime kapanıp şerefimi kayırmayı kâr bildim. Yanımda saklı duran ve avucumda ışıldayan, hikmet şarabından içerim. Sofra arkadaşlarım mürekkep şişeleridir; sazım onların şakırtısıdır. Bu arada dünyadan göçmüş hikmet erbabının sohbetiyle neşelenirim.
Farabi