Archive for 13 May 2007

h1

Longing Childhood

Mayıs 13, 2007

çocukluk

We are lost in adulthood. We don’t have time to think about those beautiful things when we were children. The fun we used to have while swinging on the swing, playing tag, running and jumping with our childhood friends, playing seek and hide… sometimes we just forget. Used to be so eager to be an adult, now wishing to turn back the time… But if we just close our eyes, we will see the open space again and notice the warm sun, green grass and remember the old times…

h1

Drink Me

Mayıs 13, 2007

drink me

h1

Tembellik

Mayıs 13, 2007

tembellik

Sözlükteki tanımı: Latince Pigrita kelimesinden gelir. Anlamı çalışmaktan nefret etmek, savsaklamak, ihmalkârlık, üşengeçlik.

Tembellik üzerine bir hikaye: Juan öldüğünde kendisini hayatı boyunca hayalini kurduğu konfor ve güzelliklerle dolu harika bir yerde buldu. Beyazlar içinde biri yanına yaklaştı ve şöyle dedi :

- Her ne istersen almaya hakkın var: tüm yiyecekler, zevkler, eğlence… Hepsi emrine amade.

Buna müthiş sevinen Juan hayatta isteyip de yapamadığı her şeyi diledi, doya doya yaşadı. Bütün bu zevklerle dolu geçen yılların sonunda beyazlar içindeki adama gidip şöyle dedi:

- İstediğim her şeyi yaptım. Şimdi uğraşabileceğim bir iş istiyorum ki kendimi yeniden faydalı hissedebileyim.

- Çok üzgünüm, dedi beyazlı adam. Ama sana veremeyeceğim tek şey bu. Burada hiç iş yoktur.

- Sonsuza dek bezginlik içinde mi yaşayacağım yani? Tüm zamanımı böyle sıkıcı halde geçireceğime binlerce yıl cehennemde kalmayı yeğlerdim.

Beyazlar içindeki adam yavaşça Juan’ın kulağına eğildi ve şu sözleri fısıldadı

- Sen nerede olduğunu sanıyorsun ki?

Winnie Albert’e göre tembellik: dondurulmuş hazır gıdalara, anında çıkan fotoğraflara, patates püresine, hızlı okumalara ve hesap makinelerine her geçen gün daha çok odaklanmakta olan bir toplum nasıl hayatta kalmayı başarabilir?

Tembelliğin sosyolojisi: Gereğinden fazla çalışanlar ile çalışmaktan kaçanlar aslında aynı şeye tepki vermektedirler. Her ikisi de, bütün insanların yaşadığı olağan problemlerden, bunaltıcı gerçeklerle yüzleşmekten ve normal bir hayatın doğasında olan sorumluklardan kaçmaya çalışmaktadırlar. ( The Compulsive Worker – Oxford)

Budizme göre: Geleneklere göre tembellik, ruhun uyanmasının karşısında dikilen en büyük engellerden biridir. Üç farklı şekilde kendini gösterir: Konforun getirdiği tembellik hep aynı yerde saymanıza neden olur. Kalbin tembelliği cesareti kırar ve harekete geçmenizi engeller. Acının getirdiği tembellik ise bizi artık hiçbir şeyin öneminin kalmadığı bir noktaya getirir ve o zaman, artık bu dünyanın bir parçası bile değilizdir. ( Pema Shodoron in Shanbala Sun)

Sonuç: 2007’yi neredeyse yarılamışken, kendimize şu soruyu soralım: İlham nereden gelir? Yaşama sevinci nerede? Yıl neredeyse yarılandı ve ben bu zaman süresince sınırlarımı zorladım, ailemi geçindirdim, en doğru ve iyi şekilde davranmaya çalıştım ve tüm bunlara rağmen hala istediğim noktaya gelemedim; bütün bu çabaya değer mi?

Hepimiz uyanışın uzun bir süreç olduğunun farkındayızdır ve insanın istediği noktaya ulaşması için niyet etme ve çalışmayı dengelemesinin gerekli olduğunu biliriz. Bu, kişinin bir şeyleri değiştiremeyeceğinin bir yansıması değildir; tam tersine bu soruların temelinde eylemsizlik virüsü ve dürtü eksikliği yatar. Evet, belki her şeyi doğru şekilde yaptık ve sonuç hala görünür değil, ama şundan eminim:

Bunların sonucu mutlaka gelecektir. Biz bu yolda ilerlemeyi sürdürdüğümüz sürece zaman içinde sonuçlar kendini gösterecek- yere ki pes etmeyelim.

Paula Coelho

h1

Özledim

Mayıs 13, 2007

özledim

Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı. Seni bir kez daha görmek isterdim…
Hiç konuşmadan..
Kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
Bir lokma boyunu..
Diz çöküp yere sımsıkı… ama çok sıkı
Sarılmak sana..
Gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
Sana kim olduğumu söylemeden… arkama bakmadan
Ağladığımı sana göstermeden
Seni çok özledim
Ama çok özledim
ÇOCUKLUĞUM! ! !

CmYlmz

h1

İnanmak

Mayıs 13, 2007

inanmak

Köyün birinde kuraklık olmuş..Ne tarlaları canlandıracak, ne de hayvanların içebileceği bir damla su varmış..Tam bir kuraklık havası hakimmiş.

Çaresiz köylüler, çareyi Hak kapısında aramışlar..

Çoluk çocuk herkesi toplanmış, yanlarına hayvanlarını da alarak, yağmur duası için kırlara çıkmışlar..

Köyün imamı eşliğinde tövbe ve istiğfar edip Allah’tan merhamet dilemişler..

Henüz onlar ellerini indirmeden, Allah’ın inayetiyle gök gürlemeye başlamış..

Köy halkı da sağanak yağmur altında sırılsıklam olmuş..

Sadece şirin bir kız çocuğu ıslanmamış!..

Çünkü dua edince yağmurun yağacağına bir tek o, gönülden inanmış ve yanına minicik şemsiyesini almış.

h1

Şimdi Çevre Zamanı

Mayıs 13, 2007

şimdi çevre zamanı

Tobias. 4 years old. After his birth there has been no birth recorded on earth. An inexplicable fertility atrophy appeared among men and women within last four years. Tobias is the youngest person in the world…

h1

İmza Günü

Mayıs 13, 2007

imza günü