Archive for the ‘Hayata Dair’ Category

h1

Aşıklar

Mayıs 22, 2007

aşıklar

Aşıklar birbirine sarıldıkları zaman
Melekler öyle sevinirlermiş ki
Aşıkların üzerine çiçekler serpiştirirlermiş
Onun için aşıklar birbirinin  kokularına doyamazlarmış…

h1

En Son Kimi Ne Zaman Özlediniz?

Mayıs 22, 2007

kimi özlediniz?

Bazı duyguları hiç özler misiniz!

Özlerseniz belki o kaçırdığınız duygulara yeniden kavuşabilirsiniz diye düşünüyorum.

Önce bizzat özlemek fiili ile başlayalım. En son kimi ne zaman özlediniz?

Bir yerde rastladığımız eski bir arkadaşa sarf ettiğiniz sözleri kast etmiyorum.

-Nerelerdesin, özlemiştim seni!

-Aynen ben de öyle, seni merak ediyordum, bir süredir ortalıkta yoksun.

-Görüşelim.

-Muhakkak görüşelim, arayı bu kadar uzatmayalım! Öptüm.

-Mutlaka ara beni, yoksa küserim!

*

Katiyen yukarıdaki yaklaşım benim kastım değil. Bu sözler tekrar tekrar yaşadığımız karşılıklı sahtekârlığın dışa vurumu.

Sahtekârlığı iki taraf da yaptığı için kimsenin kimseyi yüzlemesi mümkün değil. Hatta sizi izleyenler de sık sık benzer sahtekârlıklara başvurdukları için çevredekilerin sizlere:

-Bre sahtekârlar! Birbirinizi özleseydiniz çoktan birbirinizi arardınız, demesi mümkün değil.

*

Sorum basit.

Etrafta hiç kimse yokken, kendi kendinize özlediğiniz kişiyi hatırladığınız, özlemin içinize oturduğu, burnunuzun sızladığı, gözlerinize iki damla yaşın biriktiği durum en son ne zaman oldu?

Ne zaman?

En son ne zaman bir insanı, hatta bir hayvanı veya bitkiyi gerçekten özlediniz?

En son ne zaman hasret içinizi kavurdu?

Gözlerinize yaşlar doldurdu?

Burnunuzu fena halde sızlattı?

Ne zaman?

Ben giderek özleme yeteneğimizi kaybettiğimizi düşünüyorum.

Sanki dünyada özlemeye değer hiçbir insan yok.

Sanki birini özlemek 21. yüzyıla yakışmıyor.

Sanki bu dünyada özlem tedavülden kalktı.

*

Ancak, özlediğim bir insan olmayınca sanki kimse de beni özlemiyor gibi bir duyguya kapılıyorum. Özlemeden ve özlenmeden yaşamaya başlayınca da sanki hayatın anlamı tamamen yitiyor. Ulaşılacak kimsesi olmayan bir insan boşluğa çakılmış gibi durmaz mı?

*

Saatlerdir beklediğiniz tren nihayet perona giriyor, üfleye püfleye duruyor, son dumanını havaya saldıktan sonra sesi tamamen kesiliyor. Ellerinde valizler, insanlar yavaş yavaş trenden inmeye başlıyorlar.

O yok!

Aman Allah’ım o yok!

Giderek trenden inen insanlar seyreliyor.

Peronda tam tek tük insan kaldığı sırada, trenin merdivenlerinde gözüküyor.

O zaman hatırlıyorsunuz. Hep böyle arkaya kalır.

İster istemez bir tebessüm dudaklarınıza yerleşiyor.

Göz göze geliyorsunuz.

İşte o, her şeye bedel gülümseme yine karşınızda.

Size kavuşup sarılana kadar geçen ‘an’ın tadına hayatta başka ne zaman varacaksınız?

Hatta bir daha böyle bir ‘an’ yaşayabilecek misiniz?

Yüreğiniz sanki ağzınızdan çıkacak, sarıldığında kokusu ciğerinize dolacak, farkına varmadığınız iki damla yaş gözlerinizden onun yanaklarına akacak.

‘‘O an için ömür bile verilir!’’

Özlemeyi, özlenmeyi çok özlüyorum!

Cüneyt Ülsever

h1

Çobanyıldızı

Mayıs 21, 2007

çobanyıldızı

Dün gece
Yıldızlarla buluştuk yine
Kahve içiyoruz
Selamı var sana yıldızların
Çobanyıldızı
Aşk seninle yaşanmalı
Çünkü
Aşk
Seninle güzel diyor…

h1

Walking The Barriers

Mayıs 21, 2007

barriers

When you know you have nothing to lose
When you know it’s only you and your will to break the rules
When you know things can only get better
When you are walking the barriers of everything you know
Only then will you get to look inside yourself and really see your world…

h1

Crayon

Mayıs 20, 2007

crayon

My life got me weary
Searching for a shading
Until I found a space
Hiding in your shade
All my life really needs
Is a touch of crayon
and you…

h1

If You Were in My Shoes

Mayıs 20, 2007

if you were in my shoes

h1

Yağmur

Mayıs 20, 2007

yağmur

Bugün yağmur bir kadın saçıdır
Yeryüzüne dökülen
Upuzun ince ince…

h1

Don’t

Mayıs 17, 2007

don't

Don’t tear me down for all I need
Make my heart a better place
Give me something I can believe
Don’t tear me down
You’ve opened the door now, don’t let it close…

h1

İçimden Geldiği Gibi

Mayıs 17, 2007

I think

h1

My Secret Place

Mayıs 15, 2007

my secret place

You’re my precious place.
My secret place.
You’re the only one that know me.
You’re the only one that love me.
You’re now my face.
You’re now my heart.
You’re my secret place,

And I’m yours…

h1

4 My Friends

Mayıs 15, 2007

4 my friends

h1

İçimden Geldiği Gibi

Mayıs 15, 2007

içimden geldiği gibi

h1

Mutluluk

Mayıs 15, 2007

mutluluk

Büyük kedi, kuyruğuyla oynayan küçük kediye sordu:
“Neden kuyruğunu kovalayıp duruyorsun?”  dedi.

Küçük kedi şöyle yanıt verdi:
“Bir kedi için en güzel şeyin mutluluk, mutluluğun da kuyruğum olduğunu öğrendim” dedi. “Kuyruğumu kovalıyorum, kovalıyorum… Sonunda onu yakaladığım zaman, biliyorum ki, mutluluğu yakalamış olacağım.”

Yaşlı kedi gülümsedi:
“Gençken ben de senin gibi, mutluluğun kuyruğum olduğuna inanıyordum” dedi. “Yıllar geçtikçe anladım ki, ne zaman onu kovalasam, o benden uzaklaşıyor, ne zaman kendi işime baksam, o hep peşimden geliyor.”

h1

Dreamer

Mayıs 14, 2007

dreamer

I’m just the weatherman
I make the sun and rain and the colourful rainbow
I can freeze my pain if I feel that way

I’m able to dream
Of mountains full of cream
I shall have my wish
That all my dreams come true…

h1

Longing Childhood

Mayıs 13, 2007

çocukluk

We are lost in adulthood. We don’t have time to think about those beautiful things when we were children. The fun we used to have while swinging on the swing, playing tag, running and jumping with our childhood friends, playing seek and hide… sometimes we just forget. Used to be so eager to be an adult, now wishing to turn back the time… But if we just close our eyes, we will see the open space again and notice the warm sun, green grass and remember the old times…