Archive for the ‘Kitaplar & Okumak Üzerine’ Category

h1

Don Kişot Sergimize Davetlisiniz

Kasım 17, 2006

don kişot sergisi

Babil Sahaf, yıllar önce başlamış Don Kişot kitaplarıyla arkadaşlığa. gel zaman git zaman saklayamamış sırrını, söyleyivermiş pek meraklı ve geveze bir müşterisine. Derken bütün İstanbulun kitapçıları duyuvermiş bu haberi. O da durmamış tabii. Cümle aleme elindeki Don Kişot kitaplarını göstermek için Don Kişot sandığını açıvermiş vitrinin en görünür yerine… Bu sandıktan yüz yıllık, iki yüz yıllık kitaplar, eski harfli yeni harfli basımlar, kartlar, fotoğraflar, biblolar, afişler serilmiş ortalığa… O gündür bu gündür herkesin ilgisini çekiyor bu küçük Don Kişot sergisi…

Kitapların sahibi Lütfi Bayer bu işin hikayesini şöyle anlatıyor:

Kitapseverlerden aldığı eski kitapları yine kitapseverlere ulaştırma görevini gereği gibi yapmaya uğraşırken, gözü Don Kişot kitabına takılmış. Dükkanına gelen Don Kişot kitaplarını hiç kimseye haber vermeden, birer ikişer gizli bir köşede biriktirmeye başlamış… Gel zaman git zaman, bir müşterisine dükkanının gizli bir köşesinde, paha biçilemez bir hazine sandığı olduğunu, onu bir gün gelip açtığında bütün dünyanın şaşkınlıktan yağa fırlayacağını söylemiş. Söylemiş söylemesine de, bu hazinenin varlığı kitap kurdu olan adamcağızın aklını başından almış. Eski bir define arayıcısı olan adam, ertesi gün sabahın erken bir vaktinde dükkanın kapısına gelip, yalvarmaya ve hazine sandığının yerini öğrenmeye çalışmış. Akşama kadar kendini perişan edip, paralayan adama üzülen kitapçımız sandığı getirdiği gibi açıvermiş. Bir de bakmışlar ki sandığın içinde Don Kişot kitapları, kartları, biblolar, dergiler şunlar bunlar var..

Peki, sandıktan mücevherlerin, altın külçelerinin, paha biçilmez güzellikte antikaların çıkmasını bekleyen adamcağızın, Don Kişot kitaplarını görünce ne yaptığını merak ediyor musunuz?

Bu sorunun cevabını öğrenmeyi de size bırakıyorum. Nasılsa bir gün yolunuz Kadıköy’e düşecektir..

Hem böylece, Don Kişot kitaplarını da görme imkanınız olur. Ne dersiniz?

Serdar Akgün

h1

Cemil Meriç ve Okumak

Kasım 15, 2006

cemil meriç

Cemil Meriç gece gündüz okurdu. Bu yüzden gözlerinin gücünü her gün biraz daha yitirdi. Ne var ki, o buna hiç aldırmaz, odasında masasının üstüne sandalye koyar, kendi de sandalyeye çıkarak kitabını ampüle 30 santim uzaklıkta tutardı. Bunu, elektirik ampülünü aşağıya kadar uzatacak kordona verecek parası olmadığı için yapardı. Bunca parasız oluşunun sebebi ise, eline geçen paranın tamamını kitaba yatırmış olmasıydı. Kendisine birşey sorduğunuzda, size verdiği karşılığın filanca yazarın filanca kitabının filanca sayfasında olduğunu belirtirdi.

h1

Hadi Kitap Oku

Kasım 9, 2006

kitap oku

Dağıstan Çetinkaya

h1

Kendi Kendine Hızlı Okuma

Ekim 11, 2006

hızlı okuma

* Bir kâğıtta dört köşeye 1’den 4’e kadar rakamlar yazın. Rakamlar arasında ve boşlukta çapraz oklar çizin. Gözünüzle okların istikametinde hareket ederek rakamlara ulaşın.

* Kitap sayfasında satırın ilk ve son kelimelerini renkli kalemle işaretleyin. Bu kelimelere odaklanarak gözünüzü sıçratın ve bu şekilde aşağıya doğru kayın. Kelimeleri okuyup anlamaya çalışmayın.

* Bir kalemi burun hizasında duvara paralel olarak dik tutun. Bu hizadan burnunuza değdirip 15 cm. uzaklaştırarak tekrar yaklaştırın.

* Bulunduğunuz odada bir uca oturun. Size en yakın obje ile en uzak olanı seçin. Gözünüzü gitgide hızlanarak en yakın objeden en uzak objeye kaydırın.

* Gözünüzü yukarı aşağı ve sağa sola hızla hareket ettirin. Başınız sabitken solunuzda kalan nesneyi sağ gözünüzle görmeye çalışın.

* Bir kâğıdın ortasına daire çizerek siyaha boyayın, duvara asın. Ortamı karartıp yalnızca kâğıdı aydınlatarak daireye odaklanın.

* Bir sayfa üzerinde bir kelime grubunu yedi santimlik daire içine alın. Gözünüzü daireye odaklayarak sayfayı yakınlaştırıp uzaklaştırın.

* Gazete veya dergide tek satırı yukarıdan aşağıya anlamaya çalışmadan hızla tarayın. Bu işlemi yaparken kalem kullanabilirsiniz.

* Bir metin üzerinde renkli kalemle kelime gruplarının alt orta noktasına nokta işareti koyun. Kalemle yardım alarak saniyede 7-8 kelime tarayacak şekilde bloklar halinde göz gezdirin.

* Karton kağıtta eni 4.5 santim, boyu 1.5 santim olmak üzere oval bir şekil çizin. İçindeki pencereyi keserek açın. 15 saniyede kitabın her sayfasındaki bütün kelimeleri tarayacak şekilde duraklamadan gezdirin. Bu sırada kelimeleri tanımaya çalışın.

* Bir metinde iki üç kelimelik grupları elips içine alın. Her kelime grubunda tek duruş yaparak kısa sürede okumaya çalışın.

* Gazetede beş santim genişlikte kareler çizerek bir kartvizitle üzerlerini kapayın. Saniyenin dörtte biri kadar hızla açıp kapatın. Kartı her açtığınızda gözünüzü kelime gruplarına odaklayın.

* Bir metin üzerinde iki harfle başlayıp gittikçe genişleyen ve ortada tekrar küçülmeye başlayan bir piramit oluşturun. Kelimeleri hızla tarayın.

* Birçok kelime yazıp alt orta noktalarına bakarak okumaya çalışın.

* Kelimelerde bazı harfleri çıkararak metin oluşturup okuyun.

http://www.dinamikokuma.com/tr/default.asp

h1

Sağ Beyinle Hızlı Okuma

Eylül 30, 2006

hızlı okuma

Hemen hemen bütün yetişkinler, dakikada ortalama 150–250 kelime okuyabiliyorlar. Bu rakam, hızlı okuma çabalarının bırakıldığı ilköğretim eğitiminde ulaşılan hız.

Hayatımızın geri kalanında aynı tempoda okumayı sürdürüyoruz. Oysa insan beyni dakikada en az 600 kelimelik bilgi tüketebiliyor. Okurken 200 kelimelik bilgi akışı gerçekleştiğinde ise ‘boşluk’ oluşuyor. Bu boşluklarda ise seyahate çıkıyoruz.

Yavaş okumamızın bir nedeni ise; beynimizin bir bütün olarak çalıştığı halde iki yarımküreye ayrılmış olması. Her iki yarımküre diğerinden farklı fonksiyonlara sahip ve bunlardan biri daha baskın.

Sağ beyin zihinsel ağırlıklı, plancı, kontrolcü, analitik, gerçekçi; sonucu görmeye çalışıyor, bir defada tek şey düşünüyor ve dilde odaklanıyor. Sol beyin ise sezgisel ağırlıklı; duygularla hareket ediyor, kıyaslama yapıyor, aynı anda çok şey düşünüyor ve duyguları serbest bırakıyor.

Dinamik Eğitim Danışmanlık Eğitimcisi Necati Durkut okumada hız kazanmak için iki bölüm arasında transfer yapılması gerektiğini söylüyor; “Okuma işini sol beyinle yapıyoruz. Sol beyin tekten tüme gidiyor, değerlendiriyor, yeniye direnç gösteriyor, alışkın olduklarını savunuyor. Ama sağ beyin, tümden teke gidiyor, tamamını görerek bakıyor, yargılamıyor, gelen bilgiyi aynen alıyor, sonucu görmeye çalışıyor. Hızlı okumak için sol beyinden sağ beyine transfer yapmamız gerek. Bu transfer sayesinde dakikada 1500 kelime okumak mümkün.”

Uzmanlar hızlı okumanın dışarıda alınan eğitimle gerçekleşebileceğini vurguluyorlar. Ancak kitaplardan yararlanarak evde küçük egzersizlerle gelişmek de mümkün.

Eğitimde yapılan ilk çalışma,  kelimelerin fotoğrafını çekerek beyine ileten gözlere hız kazandırmak. Bu hızı arttırmak için bilgisayar üzerinde ‘takistoskop’ denilen bir işlem gerçekleştiriliyor. Aşama aşama gerçekleşen işlemde ekranda önce kelime çıkıyor ve kayboluyor. Sonra bu işlem hızlanıyor ve kelime sayısı artıyor. Daha sonra ise cümlelere görmeye başlıyorsunuz. Geri dönüşleri engellemek için silerek okuma bölümüne geçiliyor. Bu bölümde okunan cümle silinerek yeni bölüme odaklanma sağlanıyor. Belli bir seviyeden sonra, göz hızlanıyor, blok olarak görmeye başlıyor.

Sonraki aşamada ise okuma alıştırmaları ve sınavlar yapılıyor. Eğitimci okunulan makale ile ilgili sorular soruyor. Metinler ise tarih, felsefe, bilim gibi hafızayı zorlayan konulardan seçiliyor. Alınan cevapların doğruluğuna göre eğitimden geçmiş oluyorsunuz.

Evde yapılan egzersizler ise, bu çalışmaların kağıda dökülmüş biçimi. Göze hız kazandırmak için, materyallerden ve eşyalardan yararlanıyorsunuz. Örneğin kağıt üzerine çizdiğiniz şekilleri ya da eşyaları belirli bir doğrultu ve sürede takip ediyorsunuz. Metinler üzerinde işaretlemeler yaparak ya da karton levhayla belli bir bölümü görerek algılayışınızı ehlileştiriyorsunuz. Bu yöntem, diğerine göre daha uzun bir zaman almakla birlikte, maliyetinin olmaması nedeniyle cazip.

Ayrıntılı bilgi için:

http://www.dinamikokuma.com/tr/default.asp

h1

Dünya’da Kitaba Ödenen Bedel

Eylül 27, 2006

kitap bedeli

Kişi başına dünya’da:

Norveç’li 137 $

Alman 122 $

Belçika’lı 100 $

Avusturya’lı 100 $

Güney Kore’li 39 $

İspanya’lı 39 $

Dünya ortlaması 1.3 $

Peki sırada şimdi kim var, tabii ki ülkemiz

Türkiye 0.45 $ (45 Sent)

h1

Okumanın Asıl Amacı Nedir?

Ağustos 9, 2006

okumaninasilamacinedir

İnsanın kitaplarla alışverişini somut bir biçimde tanımlaması pek kolay değil. Okuma deneyimlerimizin kişisel daha çok da duygusal oluşu belirliyor beğenimizi kuşkusuz. Yine de hangi yazarlarla bütünleşeceğimiz, hangilerinin duyarlık, söz ve seslerini seveceğimiz dünyaya bakışımız, eğilimlerimiz, estetik kavrayışımız ile ilgili büyük ölçüde. Bu kısa yazıda adlarını unuttuğum birçok yazar ve kitap adı var biliyorum. Zaten bugüne kadar okuduklarımdan çoğunu unuttum. Ama bunların hepsinden süzülmüş, durulmuş, beni ben yapan koyu bir öz, açıklamakta zorlandığım bir çoğalmışlık, tat kaldı içimde. Yazmayı, dili kullanmayı, dünyanın karmaşasını nasıl yazıya dökeceğimi böyle öğrendim. Daha da önemlisi kitaplarla, evrenin ve insan ruhunun genişliğini keşfettim. Okumanın asıl amacı da bu değil midir?

İnci Aral